Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle

Kemalettin Tuğcu

Kemalettin Tuğcu

Çocuk Romanları'nın büyük yazarı Kemalettin Tuğcu,11 sene önce edebiyete uğurlanmıştı...

18 Ekim 2007 08:15
font boyutu küçülsün büyüsün


Kemalettin Tuğcu, 1902 yılında İstanbul’da doğdu. Babası, Birinci Dünya Savaşı’nda iki kez yaralanmış bir Binbaşı, annesi, çok güzel keman çalan bir ev hanımı idi.

Dört kardeşten ikincisi Kemalettin TUĞCU, sakat doğduğu için, yaşamının ilk yirmi beş yılını Çengelköy’de, dedesinden kalan köşkte, toplumdan uzak kalarak geçirdi.

Hiçbir okula gitmedi. Hiçbir öğretmenden ders almadı. Babasının kitaplığındaki kitapları okuyarak, kendi kendini yetiştirdi. On üç yaşında şiir ve roman yazmaya başladı. Bir yandan, avunmak için marangozluk, duvarcılık yaptı; saz ve keman yapımı gibi işlerle uğraştı. 15 yaşlarında iken, babasının görevde bulunduğu Çanakkale’ye gitti. Orada, Çanakkale Boğazı’nın düşman donanması tarafından bombardıman edilmesini izledi.

1928 yılında İstanbul dışına çıktı. Irmak-Çankırı demiryolu yapımında ambar memuru olarak görev yaptı. Bu görevi sırasında, köylü, işçi, binlerce kişiyle birlikte yaşadı. Yazı ve yayın hayatına duyduğu büyük ilgi sonucu Türkiye Yayınevi’ne girdi. Burada çeşitli görevlerde bulundu. 1936 yılında bu kuruluşun Yazı İşlerinde çalışmaya başladı. Yazdığı “ Üç Aylıklar” adlı romanı ile dikkatleri üzerine çekti, büyük ilgi gördü. Bu arada Yavrutürk dergisine şiir, roman ve hikayeler yazan Kemalettin TUĞCU, daha sonraları Ev-İş, Moda Albümü gibi kadın dergilerini yönetti. İstanbul’da yayınlanan tüm çocuk dergilerinde yayınlanan romanları büyük ilgi gördü. Ekspres ve Şehir gazetelerinde de hikayeleri yayınlandı.

1955 yılında Hayat dergisinde Kitaplık ve Arşiv Şefliği görevine geçerek, bir süre için yazılarına ara verdi. 1963 yılında, o zamana kadar yazdıklarının yayın hakkını alan bir yayınevi, bu eserleri yayınlamaya başladı. Böylece Kemalettin TUĞCU, ikinci kez yayın hayatına başlamış oldu.

Yazar, elli yaşlarında iken, daha iyi tanınmaya başladı. Çalıştığı kuruluşun yazı yazmamasını istemesi üzerine, buradan ayrıldı. 1974 yılından itibaren serbest yazar olarak çalışmaya başladı. Genç okurların eserlerine gösterdiği büyük ilgi, eserlerinin başka yayınevlerince de yayınlanmasını sağladı.

Tuğcu,yazı hayatına sadece kendisi için başlamış, yazarak yaşamış ve eğlenmiş biri olarak kendisini kısaca şöyle anlatır:

 “Ben yazdığım kadar yaşarım. Bana tesir eden bir küçük olayla içimden geldiği gibi yazmaya başlarım. Heyecanım süresince yazarım. Edebi, ilmî, politik bir iddiam yoktur.”

Tuğcu'nun bazı romanları filme de alınmıştır.

Romanlarında duygu ve sevgi ağırlıklı temalar işleyen Kemalettin Tuğcu’nun, tercüme romanları, on iki adet aile romanı, üç yüz kadar çocuk romanı ve gazete ve dergilerde çıkmış iki yüzden fazla seçme hikâyeleri vardır.

19 Ekim 1996'da bir cumartesi günü vefat etti.

Bazı Eserleri:

  • Veysi Baba
  • Üvey Baba
  • Saadet Borcu
  • Sokak Köpeği
  • Küçük Serseri
  • Doğduğum Ev
  • Kardeşim Tomris
  • Komşularımız
  • Korkunç Yıllar
  • Küçük Adamlar
  • Eskici Baba
  • Taşyürek
  • Uçurum
  • Yetim Malı
  • Altın Bilezik
  • Ana Hakkı
  • Benden Sonrakiler
  • Benim Babam
  • Ceylanlı Bahçe
  • Çifte Kumrular
  • Çingene Kızı
  • Çocuk Hırsızları
  • Çocuklar Adası
  • Annelerin Çilesi
  • Deniz Kızı
  • Eski Bir Masal
  • Gece Kuşları
  • Gülçin Abla
  • Güzel Bir Gün
  • Hırdavatçı Dede
  • İçler Acısı
  • Kız arkadaşım
  • Kimsesiz Adam
  • Kolsuz Bebek
  • Küçük Gazeteci
  • Mercan Kolye
  • Mine'nin Arkadaşı
  • Ninelerin Ninesi
  • Sakat Çocuk
  • Son Çocuk
  • Şehir Çocuğu
  • Uğurlu Çocuk
  • Yer Altında Bir Şehir
  • Yuvadan Uzak
  • Koruköy'ün Yetimi
  • Dağdaki Yabancı
  • Annemin Hikayesi
  • Yılanlı Bağ
  • Kuklacımercan kolye
  • Dedem
  • köyden gelen kız
  • süt kardeşler
  • köydeki arkadaşım
  • kuklacı
  • kırk ev kedisi









yorumlayorum ekle


Yorumlar


  henüz yorum yok








Anket

Türkiye'nin;tek Devlet,tek Millet,tek Dil ve Tek Bayrak diye ifade edilen üniter yapısıyla ilgili herhangi bir endişeniz var mı?

  • Evet
  • Hayır
  • Kısmen
  • Fikrim yok



   [ sonuçlar için tıklayın ]