En Sıcak Konular

Sabahattin Talu

Düşünü-Yorum
Sabahattin Talu
15 Şubat 2011

Hadi Gelin, Şimdi Çözün!



 

Bir sorunu çözmek için, öncelikle o sorunun ne olduğunu, bilâhare neden kaynaklandığını, nasıl başladığını ve nihayet ne aşamaya geldiğini bilmek, görmek, anlamak gerekir. Yani, örneğin hastalığı tedavi etmek için ilk adım, doğru teşhistir ve şarttır, aksi asla düşünülemez. Kalp hastasına grip tedavisi uygularsanız, hastalığı daha da derinleştirir, boyutlandırırsınız. Hatta, bu hastalığın teşhisini bir şekilde doğru dahi yapmış olsanız, eğer teşhisiniz az da olsa gecikmiş ise, sonuçta yine maalesef ki makus talihinizle baş başa kalır, hüsrana uğrarsınız. Aynen, 35 yıldır halen bir türlü doğru teşhis konamayan/konulamayan “Kürt sorunu” denilen bu sorunda olduğu gibi…  

Bakın, yıllardır gündemde olan, özellikle son 2-3 yıldır tamamen gündeme yerleşen bu sorun ile ilgili hemen hemen her kafadan bir ses çıkıyor. Genellikle akordu bozuk, eğitimsiz, terbiye görmemiş bu çatlak sesler nedeniyle 35 yıllık bu sorunda bugün, amiyane tabirle, at izi it izine karışmış görünüyor.

Bin defa yazdım, çizdim, bir kez daha “den den” diyorum.

PKK, “Marksist-Leninist bir Kürdistan” amacı ile kuruldu, dağa çıktı, eline silah aldı. Yıllarca ülkeyi bölmeye çalıştı, “Şimdi bundan vazgeçtim” diyor, kuruluş amacını teyit edercesine. Sorun, bölücülük sorunuydu başından beri. Eğer siz anlayabilseydiniz!

Öcalan, yakalandıktan sonra strateji değişikliğine gitti ister istemez ve “Barış-kardeşlik, haklar-hukuklar” demeye başladı, sizler de hemen inandınız/inanmış gibi göründünüz. Çünkü, ya saftınız, ya da oldukça kurnaz!

Şimdi ne diyor Öcalan; “Önce beni serbest bırakın, sonra Demokratik Özerklik”. Peki, şimdi anladınız mı sorunu ve geldiği aşamayı!

Hani barış ve kardeşlik, hani kültürel haklar, anadil, vs. vs., sorarım size nerede kaldı?

Baksana, “Tamam kardeşim konuş” dedin, Türkiye genelinde anadilde eğitim istedi.

“Tamam kardeşim, al sana Kürtçe TV” dedin, karşı çıktı, O yine ROJ TV’yi izlemeye devam etti.

“Tamam kardeşim, al sana Kürtçe tabela” dedin, sanki okuyup dağdan ineceklerdi, yönlerini bulacaklardı! Oysa, otobüsün üzerinde, davulla zurnayla, zafer işaretleriyle Habur’dan girdiler. Doğru ya; ha ordan, ha burdan…

Elini verdin, kolunu da istediler, istemeye de devam edecekler, artık geri de alamazsın, açıldın bir kere...

          15 Şubat 1999”…

Bu tarih, Öcalan’ın Kenya’da yakalanarak Türkiye’ye getirildiği tarih. Örgütün, ROJ TV vasıtasıyla verdiği talimatlar doğrultusunda, örgüt yandaşları tarafından, büyük çoğunluğu İstanbul’da olmak üzere 270’e yakın araç yakıldı Türkiye’de. Basından “tıs” yok. Dile kolay; 270 araç, say say bitmez.

Niye yakıldı? Bu araçlar kimin? Suç varsa bile, araç sahibi bu insanların suçu ne? Hani, barış, kardeşlik! Hani nerede, kültürel hak talepleri! Hepsi baştan beri bahaneydi aslında, ama tabi eğer siz anlayabilseydiniz!

15 Şubat 2011 tarihi, uluslararası komplonun 12. yıldönümüymüş de ondan yakılmış bunca araç, yani bir nevi protestoymuş bu terör. Protesto!

Bak, PKK’nın Öcalan’dan sonraki en önde ismi Murat Karayılan, bu anlamlı(!) gün için ne diyor. Önce, can kulağıyla olmasa bile bir dinle, sonra biraz anlamaya çalış, hasbelkader bunu becerebilirsen eğer.

Komplonun 13. yılında hedefimiz; önder Apo'nun özgürlüğü ve Özerk Kürdistan’dır. Önümüzdeki yıl final yılıdır, hamle yılıdır. Hiçbir güç bu yürüyüşümüzü engelleyemez” diyor Karayılan.

Şimdi anladınız mı sorunu ve geldiği/getirdiğiniz aşamayı?

Karayılan’a ait bu oldukça uzun ve karmaşık (!) iki satırdan, eğer halâ bir şey anlayamadıysanız, ki doğaldır, hadi bunu size dört kelimeyle ve adeta hap mahiyetinde özetleyeyim.

Birincisi; “Apo’ya Özgürlük”. Bu birincisiydi ve şarttı. Unutmayın ilkiydi, yani birincisi…

“Özerk Kürdistan” ise; bu da ikincisiydi, yani sonuncusu…

          Peki, şimdi anlayabildiniz mi, algılayıp, idrak edebildiniz mi, 35 yıldır süregelen ve adına “Kürt Sorunu” dediğiniz bu sorunu?

Eğer halâ anlayamadıysanız, özellikle siz, maaşlı, ödenekli, dönekli, ihaleli, gazete köşeli, televizyon ekranlı, tiyatro sahneli, taşeron mahiyetli malum adamlar, yani siz “Akil Adamlar”, sırf sizler için bakın tekrar tekrar, bıkmadan, yılmadan, usanmadan, sadece ve sadece sizler için, bir kez daha koyuyorum o mübarek iki hecelik “DEN DEN”i.  

 



Bu yazı 1,015 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 6 Şubat 2012 Demokrasi Getirmek!
    • 13 Ocak 2012 Sıra SURİYE’de mİ?
    • 29 Aralık 2011 Düşmanımın Düşmanı Dostumdur
    • 22 Aralık 2011 Canlı Kalkan
    • 8 Aralık 2011 ROJ TV, Gören Gözlere Kel'i Gösteriyor
    • 2 Aralık 2011 Kürt Sorunu’nun Çözümüne İlişkin Beyin Jimnastiği
    • 24 Kasım 2011 KCK Ve Asrın Hukuk Bürosu
    • 17 Kasım 2011 Çözüm mü Dediniz!
    • 11 Kasım 2011 Ne Çare (N.Ç.)
    • 28 Ekim 2011 Sen Olma Haslanım Cemal
    • 27 Ekim 2011 PKK Terörü ve Van Depremi
    • 21 Ekim 2011 Hırsızlık Şebekesi
    • 14 Ekim 2011 Kürtçülere Sorulması Gereken Sorular
    • 7 Ekim 2011 Artık Şuna Net Olarak İnanıyorum
    • 4 Ekim 2011 Barışı Kim İstemez?
    • 23 Eylül 2011 BİR MAÇ NASIL KAZANILIR?
    • 14 Eylül 2011 Analar Ağlamasın da!
    • 8 Eylül 2011 Artık Bir Karar Verin!
    • 26 Ağustos 2011 Cılız Da Olsa İlk Kez Farklı Bir Ses
    • 25 Ağustos 2011 Batman’dan Bodrum’a Özerklik

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler

    Şirket Haberleri ŞİRKET HABERLERİ


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,298 µs