En Sıcak Konular

Fuat Türker

Mücadele
Fuat Türker
13 Şubat 2010

Kurşunla Kaynatılmış Gibi...



İman eden insanlar birbirlerini koruyup kollamakla, her koşulda birbirlerine yardımcı ve destek olmakla sorumludurlar. Allah iman edenlerin, Kendi yolunda "birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak" mücadele ettiklerini bildirir:

Şüphesiz Allah,Kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak mücadele edenleri sever. (Saff Suresi,4)

"Allah'a ve Resulü'ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir." (Enfal Suresi 46)

Kur’an’daki bu buyruk gereğince iman edenler çekişme ve rekabetten şiddetle kaçınırlar. Her zaman mütevazı, alçakgönüllü güzel davranışlar sergilerler. Bu, hem müminlerin arasındaki sevgi ve dayanışmayı, hem de müminlerin inkarcılara karşı gücünü arttırır.

Müslümanların arasında mezhep, görüş ve uygulama anlamında çeşitli farklılıklar olabilir. Ancak bu farklılıklar “…birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler (şeklinde) kıldık. (Hucurat Suresi,13) ayetiyle bildirildiği gibi tanışıp kaynaşmaları içindir. Farklı olmaları birbirlerinin din kardeşi olduğu gerçeğini değiştirmez. Vicdanlı Müslümanlara düşen, Kur’an ahlakı gereğince bu kardeşliği korumak ve güçlendirmektir.

Barışa, dostluk ve huzura en çok ihtiyaç duyduğumuz dönemlerden birini yaşıyoruz. 20. yüzyılda nice canın yitirilmesine sebep olan çatışmalar, bu yüzyılda da tüm hızıyla sürüyor, dünyanın her köşesinde masum insanlar bu çatışma ortamları nedeniyle maddi ve manevi kayıp yaşıyorlar. Kuran ahlakının ve taşıdıkları bu önemli sorumluluğun gereği olarak müminlerin birlik ve anlaşma içinde olmaları zorunludur. Müslümanların, birlikte hareket ederek inkarcı ideolojilere karşı fikri mücadele içinde olmak yerine, bir diğer Müslüman toplulukla uğraşması büyük hata olacaktır.

İnkar edenler ve dinsizliğin yayılmasını amaçlayanlar, fikir ve yöntemleri farklı da olsa, bu amaçları yönünde gerektiğinde birlik ve beraberlik içinde hareket etmektedirler. Aynı şekilde hatta çok daha fazla, iman edenlerin de birlik içinde olmaları gerekir. Çünkü müminlerin sorumluluğu; Allah'ın varlığı ve birliğini tüm insanlara anlatmak, Kur’an ahlakını yaymaktır. Bu konu hayati öneme sahiptir.

Bediüzzaman da iman edenlere “dünya ehlinden daha şiddetli şekilde dindaşlarıyla ittifak etmelerini” öğüt verir:

"...yüzer ayet ve ehadis-i nebeviyyenin (Peygamberimiz (sav)'in hadislerinin) şiddetle emrettikleri uhuvvet (kardeşlik), muhabbet ve teavünü (yardımlaşmayı) yapıp bütün hissiyatınızla ehl-i dünyadan daha şiddetli bir surette meslekdaşlarınızla ve dindaşlarınızla ittifak ediniz... yani ihtilafa düşmeyiniz. "Böyle küçük meseleler için kıymetdar vaktimi sarfetmekten ise, o kıymetli vaktimi zikir ve fikir gibi kıymetdar şeylere sarfedeceğim " deyip çekilerek, ittifakı zaifleştirmeyiniz (birliği zayıflatmayınız). Çünkü bu manevi mücadelede küçük mesele zannettiğinizden çok büyük olabilir. "

Zaman, adeta “kurşunla kaynatılmış gibi” kenetlenme zamanıdır. Bu önemli fikir mücadelesi sadece Müslümanların değil, tüm insanlığın çektiği sıkıntılara -Allah'ın izniyle- son verecek, tüm insanlık barış, huzur ve mutluluğa kavuşacaktır. Böylece dünyada Kuran ahlakının güzelliklerinin yaşanmadığı hiçbir yer kalmayacaktır. Bu Allah'ın vaadidir ve O’nun dilemesiyle gerçekleşecektir:

"Elçilerini hidayet ve hak din üzere gönderen O'dur. Öyle ki onu (hak din olan İslam'ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; müşrikler hoş görmese bile." (Saff Suresi, 9)

Fuat Türker



Bu yazı 986 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 22 Mayıs 2014 Somanın Ardından
    • 13 Şubat 2014 Mesleğimiz Uhuvvet Değil mi?
    • 9 Ocak 2014 Cephemizin Sinesinde İman Bir...
    • 13 Kasım 2013 Ortak Akıl; İstişare
    • 1 Eylül 2013 Müslümanlar İçin Başka Çözüm Yok!
    • 21 Temmuz 2013 Berekete Şükür Ayı; Ramazan
    • 3 Nisan 2013 Müslümanların Derdiyle İlgilenmeyen Onlardan Değildir
    • 15 Mart 2013 Korkma, Ebedi Varsın!
    • 17 Şubat 2013 En Büyük Kuvvet; İhls ve Samimiyet
    • 28 Ocak 2013 Asla Kopmayan Kulp; İttihad-ı İslam
    • 19 Aralık 2012 21 Aralık Son mu Başlangıç mı?
    • 19 Kasım 2012 Zulmedenler
    • 10 Kasım 2012 Kur’an Kinatı Okuyor
    • 26 Ekim 2012 Bayramın Ruhu
    • 6 Ekim 2012 İttihad-ı İslam Nedir?
    • 25 Eylül 2012 Allah Dinini Facir Eliyle De Kuvvetlendirir
    • 8 Eylül 2012 Kainat Merhametle Başlar
    • 22 Ağustos 2012 Bu Bayramda Vicdanımız Rahat mıydı?
    • 27 Temmuz 2012 Ramazan Bereket Sofrasıdır
    • 30 Haziran 2012 Susmak mı Karşı Durmak mı?

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,667 µs